Выбрать главу

İçince insan ne hale geliyor

Adamın biri akşama doğru berbere gider ve yüz traşı olmaya başlar. Ancak birkaç dakikadan sonra fark eder ki, berber zil zurna sarhoş. Bu sırada sarhoş berber, adamın yüzünü kan revan içinde kalır. Adam kurtulmak ister ama nafile, yapacak bir şey yok, ikna taktiği güdeğim der: -"Görüyor musun bak, içince insan ne hale geliyor?" -"Evet beyyfendii, derinizi sertleşşttiriyorrr..."

Amca de bakiyim

Adamın biri papağan almaya karar vermiş, gidip garanti olsun diye en pahalısından bir papağan almış. Eve getirmiş ve aylarca konuşturmaya çalışmış, ama nafile, papağanda tık yok. En sonunda bunu kafesten çıkarmış. "Amca de bakiyim" diyerek, papağanın tüylerini çekiştirmeye başlamış, belki acıyla yola gelir diye. Masa tüyle kaplanmış ama papağan yine konuşmamış. En sonunda adam kızıp papağanı kümese kapatmış. Birkaç güne sonra yumurtaları toplamak için kümese gitmiş, ne görsün? Bütün kümes tüy kaplı, papağan tavukların tüylerini yolup "Amca de bakiyim" diyor.

İnce, kadınlara yakın, kanatlı

Adamın biri bir lamba bulmuş, içinden de bir cin çıkmış, "dile benden ne dilersen" demiş. Şişman biri olan adam, isteklerini sıralamış: -"Kilolu bir insanım, ince olmak istiyorum. İkinci olarak, kadınlarla hiç yakınlaşamadım, onlara yakın olmak istiyorum. Bir de, çok merak ediyorum, kanatlı olmak nasıl bir duygu, kanatlarım olsun istiyorum..." Bunun üzerine cin parmağını şıklatmış ve adam ince kanatlı bir orkide dönüşmüş...

Oha

Adamın biri yüklü bir telefon faturası alınca şok olur, ancak bunun nasıl olabileceğine aklı ermez. O gece bu parayı nasıl ödeyeceğini düşünüp yatağında sağa sola dönerken, salondaki papağanının seslerini duyar. Bir de bakar ki, papağan rehberi karıştırıp rastgele telefonları arayıp sohbet ediyor. Büyük bir hışımla, papağanı salondaki isa figürünün yanına kanatlarından çiviler, -"1 ay böyle kal da gör sağı solu aramayı!". Papağan acı içinde dururken, çarmıha gerilmiş isa heykeli birden canlanıverir. Papağan sorar: -"Arkadaş sen ne zamandır böyle asılısın?" -"2000 yıldan fazla oluyor." -"Oha! Abi nereyi aradın o kadar?"

Dünyanın en akıllı adamı

Dünyanın en akıllı adamını aramak için yollara düşen bir keşiş, bir Anadolu köyünde mola verir. Derdini anlatınca, onu köyün en uyanık adamı ile tanıştırırlar. Biraz sohbetten sonra, adam eline bir sopa alır ve yere bir daire çizer. Köylü daireyi ikiye böler. Keşiş bir çizgi daha çizerek daireyi dörde böler. Köylü dört parçanın üçüne çarpı işareti koymuş. Bunun üzerine keşiş ellerini aşağıdan yukarı doğru titretmiş, bizim köylü de ellerini yukarıdan aşağıya titretmiş. Keşişin gözleri dolmuş ve ağlaya ağlaya köyü terk etmiş, giderken eşlik edenlere de açıklamalarda bulunmuş: -"Bu adam gerçekten dünyanın en akıllı adamı. Ben yere dünyayı temsil eden bir daire çizdim, o ortasından ekvator geçer dedi; ben dünyayı dörde böldüm, o da dünyanın dörtte üçü sudur dedi; ben sular buharlaşır dedim, o da o buharlar sonra yağmur olur dedi!" Bu sırada, uyanık köylü de köydekilere açıklama yapmaktadır: -"Bu herif boğazına düşkün, yere baklava çizdi, ben yarısı yeter dedim, tepsiyi dörde böldü, o zaman dörtte üçü senin olsun dedim. Sonra tepsi ateşi alttan yavaş yavaş almalı dedi, ben de üstüne fındık serpmek lazım dedim."

Bu sefer ciddi

Çölde petrol araması yapan bir şirketin genel müdürüne, çöl ekibinden bir mektup gelir. Mektupta susuzluktan şikayet edilmektedir. Müdür bağırıp çağırır: -"Bu herifler de iş yapmamak için her bahaneyi uyduruyorlar yahu! Su yokmuş!" Sekreter söz alır: -"Müdürüm bu defa ciddi galiba, çünkü pulu toplu iğne ile tutturmuşlar..."

Dünya amma değişti

İş adamı arkadaşlarına yakınır: -"Dünya amma değişti birader, eskiden iş gezisine çıkar, sekreterimi karım diye dolaştırırdım. Şimdi, iş gezisine karımla çıkıp, masraftan düşmek için onu sekreterim diye kayda geçirmek zorunda kalıyorum..."

Cin çarpmış

Padişah hastalanmış, vezirler cin çarpmıştır diye bir hoca getirmişler üflemesi için. Hoca padişahın yanına çıkmış, bütün vezirler de odada imiş. Hoca içten pazarlıklı vezirlere şöyle bir bakmış: -"Bu odada o kadar çok cin var ki, hazreti peygamber gelse o bile çarpılır!"

Burası zaten gar?

Sarhoşun biri, tren garındaki bir taksi durağından taksiye binmiş: -"Çabuk beni tren garına götür", demiş. Taksi şoförü şaşırmış: -"Burası zaten gar?" -"Birader, niye bu kadar hızlı gidiyorsun yavv!"

Daha yeni çıktılar

Kadının biri balıkçıya gitmiş, bir balığı koklamış ve tezgahtara seslenmiş: -"Bunlar taze değil galiba, kokuyorlar." -"Olur mu abla, daha yeni çıktılar denizden!" -"Yaa! O zaman ağızları kokuyor bunların!"

Üstlerine gitmiyoruz

Kadının biri hayvanat bahçesini gezerken, dört maymunun oturmuş poker oynadıklarını görünce çok şaşırır ve hemen hayvanat bahçesinin müdürünün yanına gider ve durumu açıklar. Müdür cevap verir: -"Biliyoruz ama üstlerine gitmiyoruz, ne de olsa parasına değil, fıstığına oynuyorlar..."

Sadaka istiyoruz

Dilenci mırıldanmaktadır: -"Fakire bir sadaka, fakire bir sadaka..." Yoldan geçen bir kadın laf atar: -"Ağzın leş gibi içki kokuyor, bir de utanmadan konuşuyorsun!" -"Hanfendi, öpücük istemiyoruz ya biz, sadaka istiyoruz..."

Ölü pire

Adamın biri, oteldeki odasında pireler olduğunu söylemiş. Görevliyle birlikte incelediklerinde, sadece bir pire ölüsü bulmuşlar, bu nedenle şikayeti geçersiz sayılmış. Sabah otelden ayrılırken, rahat uyuyup uyuyamadığı sorulmuş, adam da cevaplamış: -"Valla dün bulduğumuz ölü pireyi hatırlıyorsunuz, herhalde önemli bir pireydi ki, bütün pire cemaati cenazesi için benim odamdaydı."

İşe almadılar

Adam kekeme arkadaşına rastlar: -"Nereden böyle?" -"R r ra ra rad radyodan..." -"Hayırdır, ne işin vardı radyoda?" -"Si si spik spik sipkerlik i i için sı sı sınav va vardı..." -"Eeee, nasıl geçti?" -"Bı bı bır bırak ya yahu. Kı kı kıravv kıravat ta tak takmadık di diye i işe almmma... dılar..."

Boşver

Adamın biri bakkala girer ve -"1 litre şarap istiyorum" der. -"Hay hay efenim, yalnız kırmızı mı olsun beyaz mı?" -"Boşver, nasıl olsa içecek olan kör!"

Ben alırım